Heritage İstanbul Fuarı Kapsamında Eski Yapılar-Yeni İşlevler Panelinde “El-Aman Hanı” Tanıtıldı



6.Heritage İstanbul Fuarı, 11-13 Mayıs 2022 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkiye’de kültürel miras bilincinin artması ve korunması gibi konuları sosyal misyon edinmiş bu fuarda ürün, hizmet ve teknolojilerin geliştirilmesini hedefleyen koruma, restorasyon, arkeoloji, müze vb  konular ele alındı. 

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü gibi sektörün en önemli kamu paydaşları tarafından desteklenen, 6.Heritage Istanbul kapsamında düzenlenen “Eski Yapılar Yeni İşlevler” başlıklı Panele Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, panelist olarak katıldı. 

Müzecilik, arkeoloji, restorasyon sektörlerinde faaliyet gösteren lider uluslararası firmaların stantlı katılım gösterdiği; konferans, söyleşi ve atölye gibi renkli etkinliklerle düzenlenen fuarın son gününde icra edilen “Eski Yapılar Yeni İşlevler” paneline katılan Rektör Elmastaş, Bitlis-Tatvan arasındaki Rahva düzlüğünde yer alan ve 16. yüzyılın ikinci yarısı Osmanlı mimarisi örneklerinden olan “El-Aman Hanı” hakkında sunum yaptı.

Rektör Prof. Dr. Elmastaş, “Vakfiyesine göre yapılış gayesi, gelen geçen yolcu ve kervanlara sığınak ve konaklama hizmeti sağlamaktır. Yapının kapalı alanı 90x70 metre gibi muazzam fiziki ölçülere sahiptir. Kapalı alan haricinde geniş ve revaksız bir avlu ve ana binaya bitişik büyük ve zarif bir hamamı mevcuttur. El Aman Hanı bu haliyle külliye görünümünde bir kervansaraydır.” İfadelerine yer verdi. 

Zaman içinde bu El-Aman Hanı Külliyesinin bazı bölümlerinin yıkıldığını ifade eden Rektör Elmastaş, El-Aman Hanı’nın tarihine de değinerek, “16. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı Devletinin Van Beylerbeyi Köse Hüsrev Paşa tarafından bir hayrat olarak yaptırılmış ve kendi adına kurduğu Hüsrev Paşa Vakfına devredilmiştir. Hüsrev Paşa, kurduğu bu vakfın ve bu kervansarayın yaşaması için de şehir içinde ve dışında büyük gelirler ve akarlar bağışlamıştır. Söz konusu bu vakfın Vakıflar Genel Müdürlüğünde bulunan vakfiyesine göre, El Aman Hanı’nın ve Vakfının tamamlanma ve tanzim edilme tarihi Hicri: 987/Miladi:1579’dur. Hüsrev Paşa, Van Beylerbeyi olarak görev yaptığı yıllarda Van ve Bitlis’te bu kervansaraydan başka çok sayıda bayındırlık eserleri inşa ettirmiştir” dedi. 

Yapının teknik özelliklerinden de bahseden Prof. Dr. Elmastaş, “Tarihi yapılar inşa edilirken ve işlevleri belirlenirken, yapının bulunduğu bölgenin doğal çevre özellikleri ve iklim koşulları çok önemli rol oynamaktadır. Yapılarda kullanılan malzeme yöreye uygun ve sıklıkla bulunan materyalden oluşmaktadır. Bitlis ve çevresinde yapılarda sıklıkla tüf, ignimbirit gibi volkanik malzeme kullanılmıştır. Bitlis şehrinde bu malzemelerden farklı olarak küfeki denilen kalkerli bir taş türü de kullanılmıştır. Bu taşlar işlenmesi kolay, yalıtımı oldukça iyi ve kolaylıkla çevreden temin edilebilecek malzemelerdir. Taş ve onunla şekillenen mimari tarz Bitlis yöresi sivil mimari örneklere damga vurmuştur. Bitlis’te mimari yapılarda Selçuklu etkisi oldukça fazladır. Öte yandan yapıların avlu, pencere, kapı konumları, büyüklükleri ve kalınlıkları tamamen iklime göre şekillenmiş olup, uzun ve zor kış şartlarında içerdeki sıcak havayı muhafaza edecek, dışardaki havayı da içeriye taşımayacak şekilde tasarlanmıştır. Bu durum El Aman Hanı'nda kendini çok güzel bir şekilde göstermiş olup, yapı yörenin doğal coğrafya koşulları ve özellikle klimatik şartlara oldukça uygun bir şekilde inşa edilmiştir” dedi. 

Tarihi yapıların ayakta kalması ve fonksiyonlarını sürdürüebilmesi için geçmişteki misyonlarına uygun olarak kullanılmasının önemli olduğunu belirten Rektör Elmastaş, "El Aman Hanı'nın sadece kütüphane olarak kullanılması uygun değil. Bu yapının geçmişte olduğu gibi günümüzde de barınma, konaklama, ticaret gibi fonksiyonlarla değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim"dedi. 

Panel, soru cevap-faslından sonra sona erdi.